Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp.
Damlaya damlaya göl olur.
Ay bozmaz, süt kokmaz. Kokarsa ayran kokar, ç
El eli yıkar, iki el de yüzü.
Can çıkar huy çıkmaz.
Cahile söz anlatmak, deveye hendek atlatmakta
Acele giden ecele gider.
Acı acıyı bastırır,su sancıyı.
Rüzgar esmeyince yaprak oynamaz.
Can boğazdan gelir.
Babaya dayanma, karıya güvenme.
Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli.
Cambaz ipte, balık dipte gerek.
Demir nemden, insan gamdan çürür (Duvarı nem,
Eşeğe altın semer vursalar, eşek yine eşektir
Babadan mal kalır, kemal kalmaz.
Maşa varken elini ateşe sokma.
Olan dört bağlar, olmayan dert bağlar.
Zararın neresinden dönersen kârdır.
Fırsat her vakit ele geçmez.
Giden kağnının gölgesinde oturulmaz.
Atlar nallanırken, kurbağalar ayak uzatmaz.
Cömert derler maldan ederler; yiğit derler candan ederler
Dil kılıçtan keskindir.
Ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane.
Tayfanın akıllısı, geminin dümeninden uzak durur
Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış
Sevda geçer yalan olur, sonra sokar yılan olur
Sermayen bir yumurta ise taşa çal
Misafir kısmeti ile gelir
Hayır dile komşuna, hayır gele başına
El için kuyu kazan, evvelâ kendi düşer
Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını